Gündoğan: “Kanal İstanbul projesinin fikri bana aittir”

Bartın Üniversitesi (BÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mete Gündoğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyunda “çılgın proje” olarak adlandırılan “Kanal İstanbul” projesi fikrinin kendisine ait olduğunu ve bu fikrin detaylı anlatıldığı “Sekiz Deniz Yaylası” adlı kitabını 2010’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a takdim ettiğini bildirdi.

Gündoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın, uzun zamandır kamuoyunda “çılgın proje” olarak adlandırılan ve ön hazırlıkları yapılan projeyi hazırlayıp yazdığını, geçen yıl da Nobel yayınlarında yer aldığını söyledi.

Kitabında, Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı şekliyle bir projenin yapılması gerektiğini anlattığını belirten Gündoğan, şöyle konuştu: “Türkiye 8 deniz yaylasının tam ortasında bir devlettir. Ülkemiz, büyümek ve çok büyük atılımlar yapmak, 21. yüzyılda bölgenin süper gücü olmak istiyorsa boğazdaki trafiği kaldıramaz. Boğazları by-pass edecek böyle 1-2 kanal oluşturulması gerekir. Ancak bu kanallar Türkiye’ye çağ atlatacak şekilde büyütebilir. Bugün çılgın projeyle ilgili bu çerçevede açıklama yapılınca ben şahsen çok memnun oldum. Sayın Başbakanımızı tebrik ederim.

Başbakanımızın böyle fikirlere önem verip de uygulamaya yönelmesi, bilim ve akademi dünyasına verdiği değeri gösterir. Bu tür projelerle ülkenin önünün açılacağına inanıyorum. Bu sadece bir kanal projesi değil, Türkiye’nin önümüzdeki yüzyılda lider olma, yeni bir dünyayı kurma projesidir. Ben bu fikirleri 2010’da yayınlanan kitabımda yazdım. Kitabımın imzalı birer kopyasını sayın Başbakan ve Cumhurbaşkanına göndermiştim. Öyle zannediyorum ki, uzmanlarıyla birlikte bunları analiz etti, böyle bir projenin yapılmasını benimsediler. Daha detaylı çalıştı ve projeyi anons ettiler. Bu projeyi destekliyor ve büyük memnuniyet duyuyorum. Ben kitabımda detaylı olarak kanalın nasıl ve tam olarak nereden geçmesi gerektiğini yazmadım, ama mutlaka bir kanal oluşturulması gerektiğini ifade ettim.”

-“ÇALIŞMANIN KARŞILIK GÖRMESİ MEMNUNİYET VERİCİ”-

Gündoğan, gazetecilerin, “projeyi ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?” şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı: “Çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Bunlar yeniden büyük Türkiye’yi kuracak, yeni dünya projeleridir. Bunu kim alır ve uygularsa biz müteşekkir oluruz. Bir insanın yaptığı çalışmanın karşılık görmesi memnuniyet vericidir.

Bunlar büyük projelerdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu projeleri hayata geçirme kabiliyetine sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti köklü ve güçlü devlettir. Bu projeler bizim tarihimizde var. Bundan 400 yıl önce Sokullu Mehmet Paşa’nın, Hazar Denizi ile Karadeniz’i birleştirme projesi var. O zaman o proje düşünülmüş. Bu, Türkiye’nin bölgede etkinliğinin artması açısından çok güçlü projedir.” Gündoğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın projeyi açıklamasının ardından birçok yaygın basından telefonlar aldığını, ancak konunun çarpıtılması ihtimaline karşılık görüşmediğini kaydetti.

Bu yazı Kanal İstanbul kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Gündoğan: “Kanal İstanbul projesinin fikri bana aittir” için 4 cevap

  1. tatanga der ki:

    1970 yılında mimar sinanın ortaya attığı bu projeyı dallandırıp budaklandırıp benım demenın bı anlamı yok projenın fıkır anası bellidir geriye kaln bu projeyi hayata geçirecek olan büyüklerdir bu proje 1970 ten beri sürekli birilerin projesi oluyo bakalım gerçekleşene kadar kımın projesi olacak tek dileğimiz bir an önce faaliyete geçmesi

  2. matan der ki:

    1588 yılında ölmüştür. 1970 yılı mı? bol keseden sallamaya devam.
    #direnzeka

  3. Hayrettin Soytaş der ki:

    Kanal İstanbul projesinin İstanbul özelinde İstanbullulara ne vereceği, neleri götüreceği ayrı bir açıdan; Türkiye ye ve/veya Dünya ya katkısı ise daha farklı açılardan milli seviyede irdelenmeyi gerektirmektedir. Çevresel etkisi ve uluslararası antlaşmalar açısından etkisi ise bütün Dünyayı ilgilendireceğinden, bu işe başlamadan önce global bir görüş alınmasında fevkelade önem vardır diye düşündüm.

  4. Hüseyin savaş der ki:

    Bu projeyi, tamamen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının öz sermayesi ile yapmaya talibiz. Tek kuruş faiz ödemeden, uluslararası hiçbir fon ve kredi kullanmadan bu projeyi tamamen Milli olarak finanse edebilecek bir sistemimiz var. Projeyi yakından takip ediyoruz.

    Bizim sistemimizle, projenin çılgın oluşu kadar finanse edilişide çılgın olacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir